Yazılım dünyamızın en kalabalık sessiz kitlesi, açık kaynak kullanan ama bir türlü katkı veremeyenlerdir. Kullandığımız işletim sistemleri, programlama dilleri, veritabanları ve kütüphaneler, birilerinin boş vakitlerinde, çoğu zaman karşılık beklemeden yazdığı kodların üstüne kuruludur. Bu servetin ortasında durup da kapıyı çalamamak, mesleğimizin en yaygın iç çekişmesidir. Oysa kapıyı çalmanın formülü sandığımızdan sade: küçük bir başlangıç, temiz bir niyet, sabırlı bir dil.
Korkunun Adı Yetersizlik
İlk pull request'in önündeki duvar teknik değil, duygusaldır. "Kodum yetersiz kalır" deriz; "dokümandaki yazım hatasını düzeltmek katkı mıdır, ayıp mıdır" diye duraklarız. Oysa projenin katkı rehberini bir kez okuyan, soruların çoğunun cevabını orada bulur: hangi daldan çalışılacağı, commit mesajının dili, testlerin nasıl koşturulacağı. Katkı kültürü denen şey, tam olarak bu yazılmamış kuralların yazıya dökülmüş hâlidir. Proje yeni geleni o dosyayla karşılar; kapı zaten açıktır, sadece ardına kadar itmesini bilene görünür.
Deneyimli katkıcılara ilk katkılarını sorduğunuzda çoğunun bir yazım düzeltmesi ya da tek satırlık bir yama olduğunu görürsünüz. Küçük başlamak acemilik değil, kültürü tanıma yöntemidir. Küçük bir değişiklikle inceleme sürecinin nasıl işlediğini, tartışmanın hangi gönül rahatlığıyla yürütüldüğünü öğrenir, asıl katkınızı o dille yazarsınız.
Katkının çeşitliliği de gözden kaçırılmaması gereken bir gerçektir. Kod yazamayan ama İngilizce belgeyi Türkçeleştiren, hata raporunu yeniden üretilebilir kılan, eski bir sorun için güncel durumu araştıran, yeni gelen bir soruyu cevaplayan kişi, projeye elini koymuştur. Açık kaynağın gündelik gerçekliği kod merkezli görünse de, projeleri ayakta tutan dokümantasyon, test, çeviri ve destek katmanlarıdır. Kiminin katkısı bir cümledir; o cümle, bir başkasının yarım gününü kurtarır. Önemli olan katkının boyutu değil, ilginin sürekliliğidir: her ay tek bir küçük dokunuş, yıllar içinde projenin hafızasında isim bırakır.
İnceleme Yargı Değil, Davettir
Kod incelemesi çoğumuza yargı gibi görünür; oysa açık kaynakta inceleme, yabancı birinin projenize zaman ayırmasından öteye geçmez. Yorumlar kodun aleyhinedir, kodu yazanın değil. "Burası neden dizi, sözlük değil" sorusu, yılların tecrübesinin tek cümlelik hâlidir; cevap vermek için savunmak değil, açıklamak yeter. Tartışmanın ucunda daha iyi bir kod olduğu gibi, beklenmedik bir dostluk da olabilir. Unutulmasın: bakımcı da insandır. Haftalarca geciken cevap projenin size küstahlığı değildir; nazik bir hatırlatma, çoğu zaman yeniden başlatılan bir konuşmadır.
İlk katkıdan beklenen mükemmel kod değil, gelip gidenin olmasının kanıtıdır. Kapıyı bir kez çalan, ikinciyi daha rahat çalar.
Açık kaynak, yazılımın ortak üretimidir ve bize verilenden fazlasını geri vermekle sürer. Kimi zaman on satırlık bir düzeltme olur bu, kimi zaman eksik bir çeviri, kimi zaman cevaplanmamış bir soruya verilmiş tek bir cevap. Hepsinin ortak paydası aynıdır: topluluğun bugünden fazlasını yarın almasına katkıda bulunmak. Mesleğe yeni başlayan gençlere tavsiyemiz hep aynıdır; birazdan köşenin altında tekrar edeceğiz.
Katkı kültürü, üyelik kartı istemeyen bir kulüptür: bir pull request açan, o kulübe girmiştir bile. Gerisi alışkanlık, alışkanlık da hazzın en ağır kardeşidir.
Okur Yorumları (0)